Efe ile Nil’in Hikayesi (24)
Sait hoca kocamla ikimizin ellerini tutup yatak odasına sürükledi bizi… Üçümüz de çıplaklar kampında yaşıyormuşuz gibi çırılçıplaktık. Yatak odasına girdiğimizde kocama döndü,

-“Sen kenarda oturup bizi izleyeceksin. Şu pufa oturup seyret, kadın nasıl sikiliyor, öğren.”

Şaşkınlıkla ve hayal kırıklığıyla duraklayan kocamı umursamadan, emrinin uygulanacağından emin, bana döndü. Bir anda oyuncak bebekmişim gibi kucaklayıp kaldırdı, iki adımda bir hayli geniş eski zaman yatağına götürüp fırlattı. Heyecan içinde, göğsüm inip kalkarak erkeği bekledim.

Bir an durup seyretti. Onun sikici bakışlarının altında zevkle kıvrandım. Az sonra alacağım zevkleri biliyordum çünkü… Onun dumanlı bakışlarının ardından neler geleceğini biliyordum, çok yaşamıştım bunu… Sırtüstü yatıyordum yatakta, memelerim inip kalkarken, bacaklarım yarı aralık ben de ona baktım. Onun bir roma heykeli gibi düzgün, tanrısal, tam bir erkek görünümüne, kaslı bedenine, önünde sallanıp duran, bana doğru dikilmiş erkekliğine…

Havaya kalkmış sikini tutup şöyle bir sıvazladı. İştahla bakıyordu bana… Bir an önce üstüme atlayıp sikmek ister gibi bakıyordu.

-“Bacaklarını aç bebeğim.” diye tısladı. “Dayanacak halim kalmadı. Seni bir an önce sikmek istiyorum.”

Daha ben bacaklarımı ayırmadan kalçalarımdan tuttu, yüksek yatağın kenarına, önüne kadar çekti beni… Dizlerimden tutup ikiye ayırdı, bacaklarımın arasına girdi. Nefesimi tutup bekledim. O tanrısal alet az sonra içime girecekti.

Heyecan içinde, şehvetten, arzudan her yanım titreyerek, ürpererek bekledim sabırsızca… Girmedi hemen, sikinin başını am dudaklarımın arasında gezdirdi, şehvetle şişip kabarmış klitorisime sürtündü, ıslanan aletini aşağıya kaydırdı, dudakların arasında gezdi.

-“Oh yavrum benim… Harikasın… Amcığın nasıl şişmiş, kabarmış… Nasıl da yarak diye açılıp kapanıyor bir görsen… Baksana Efe, ne kadar güzel…”

Kocam başını uzatıp baktı. Karısının bir başka erkek için açılmış bacaklarının arasındaki istekli amına… Karıcığının, kapısında girmeye hazır koca bir yarak bekleyen amına… Başını sallayarak tasdikledi ortağını…

-”Yanıyorsun bebeğim…” diye inledi. “Alev alev yanıyor amcığın… Ateş gibi… Nerdeyse yarrağımı eriteceksin sıcaklıktan… Offf… Harika… Hem ıslak, hem ateşli…”

Başını çevirip pufta oturan kocama baktı, güldü. Zavallı, pipisini tutmuş, kenardan dikkatle bizi izliyordu.

-”Ah, Efe… Karının amcığı yanıyor dostum… Fırın gibi namussuzum… Ne şanslı pezevenksin ulan… Bu amcığı sen yiyorsun ya, hay böyle adaletin içine edeyim ben…Efe, karının güzel amcığını sikmek üzereyim oğlum…. Doyamadım ben senin karıcığının güzel amına… Sikmelere doyamadım. Bak anasını siktiğimin çocuğu… Karının amını sikmek üzereyim.”

Sikini belinden tutup başını klitorisime sürttü. Zevkle inledim. Zevk suyumun ıslaklığına bulanan sikinin başı kayganlaştı. Aşağı yukarı sürtmeye başladı. Yukarıdan indiriyor, klitorisime sürtüp iç dudaklarımın arasına dayıyor, orayı geçip alta, arka deliğime kadar indiriyordu yarağının başını… Çok zevk alıyordum, çok… Karnımın dümdüz kasları zevkle dalgalanıyor, boşta kalan ellerimle kendi memelerimi okşuyor, uçlarını çekiştiriyordum. Durmadan başımı sağa sola sallıyor, minik zevk feryatları koparıyordum..

-“Şuna bak… Nasıl da zevk alıyor kahpe… Sabaha kadar siksem yeter demez bu senin karın… Öyle şehvetli, öyle ateşli karın var senin… Tam nemfomanyak dediklerinden… Ohhh… Bebeğim benim… Bundan sonra ben izin vermeden kocana siktirmeyeceksin kendini anlaşıldı mı? Tamam mı?”

Sürekli konuşurken yarrağını yarısına kadar sokmuştu amıma… Vajinamın duvarlarının gerildiğini, acıdığını hissediyordum. Dudaklarımı ısırıp başımı salladım. Bir anda kökleyiverdi sikini… Hazırlıksızdım, canım yanmıştı,

-”Aahhh… Yavaş…” diye bir feryat koyuverdim.

-”Tamam mı diye sordum sana…” diye tısladı. Başımı salladım, gözümden akan yaş kenardan yuvarlandı, yatağa damladı.

-”Evet… Tamam…” diyebildim. “Sana sormadan kocama siktirmeyeceğim. Tamam…”

-“Oh Efe… Ulan orospu çocuğu… Ne şans varmış sende, bu kadını karı olarak almışsın. Seks tanrıçası gibi karın var ulan ibne… Şanslı pezevenk… Ohhh…”

-“Ohhh… Çok güzel…”

-“Güzel yaa… Özledin mi yarağımı orospu? Sikimi yemeye yemeye daraldı mı amcığın yoksa? Zor giriyor amına… Ooohhh…”

-“ Oh, evet… Daraldı amcığım… Sikine hasret kaldı. Ne olur aşkım, biraz yavaş sik beni… Canımı yakma… Mmmm… Çok özledim, çok… Sok hadi, biraz daha sok… Sergiyi duyduğumdan beri bunun hayalini kurdum. Bu koca yarrağı yiyeceğimi biliyordum. Sen sikini tattırmadan bırakmazsın, biliyordum. Ohhh… Harika…”

-“Ateş gibisin be kadın… Amcığın alev alev yanıyor… Tıpkı kaynanan gibi, yarak diye deliriyorsun sen de…”

Sikinin yarısı içimdeydi şimdi… Kalın kalın, yara yara giriyordu içime… Öylesine kalın, öylesine zorlayıcıydı ki aleti… Vajinamın duvarlarının esnediğini, gerildiğini, hatta acıdığını hissediyordum.

“Mmmm… Yavaş Sait… Yavaş canım… Erkeğim… Gerçekten daralmış amcığım… Zorlanıyorum alırken… Yavaş sik beni ne olur… Canımı yakmadan sik beni… Zevk ver bana, acı değil… Oohhh…”

-”Uuhhh… Böyle daha iyi aşkım… Dar olsun. Bacaklarını kapat biraz… Yarrağımı içinde sıkıştır, ez… Oh, dar amcıklım benim… Nasıl zevk veriyorsun, anlatamam sana… Güzel amcıklım benim, şeftali amcığını sikiyorum senin… Ohhh…”

Başını çevirip kapıya doğru, kocama baktı. Ben de yattığım yerde başımı çevirip baktım. Çırılçıplak, oturduğu yerde kalkmış pipisini okşayıp duruyordu kocam… Benim zavallı, minik pipili kocam… On santimlik etinden zevk almaya çalışıyordu bize bakıp bakıp… Sait hoca bu kez ona sataştı beni sikerken,

“Ulan Efe… Ulan orospu çocuğu… Karının amcığı yanıyor ulan… Daracık amı… Uhhh… Zor sokuyorum yarağımı… Senin ananı sikerken bile bu kadar yanmadı sikim… Ananın amı bile bu kadar zevk vermedi. Ohhh… Pezevenk seni… Ananı siktim, şimdi de karını sikiyorum… Oohhh… Annen bu kadar zevk vermiyordu inan olsun. Karın çok zevk veriyor, biliyor musun?”

Kocam sikini eline almış, soluksuz bizi izliyordu. Yatağa eğilmiş, pür dikkatle erkeğin amcığıma nasıl santim santim girdiğine bakıyordu. Sait hocayı yanıtladı,

–“Annemi sen daha iyi bilirsin. Onu bilmem ama, karım çok zevk verir, güzel sikişir, iyi biliyorum üstad…” dedi.

Sait hoca üstümde inip kalkarken bir yandan da kocamla konuşuyordu. Her girip çıkışında sikinin başının diplerime diplerime vurduğunu hissediyordum. Çıkarken sanki etimi vakumluyor gibi vajinamın duvarlarını çekerek başının ucuna kadar çekiyor, inerken de amımdaki zevk sularımı kenarlarından sızdırarak giriyordu içime…

-”Siktir git ibne… Bizi röntgenlemişsin ya… Sen de biliyorsun annenin nasıl sikiştiğini işte… Oğlum, o orospu anneni sikmedin mi hiç lan? Sikine su yürümüş, sokacak yer aradığın çağdaydın. Sen azgın, annen hepten azgın… Hiç sikişmediniz mi? O orospu annen sikinin tadına bakmıştır senin… Zorda kalır da amına sokacak birini bulamazsa oğlunun sikine yavşar senin orospu annen…”

-“O nasıl laf hocam?” diye kekelemeye başladı kocam… “Neticede anne yani… Annem… O kadar da değil…” Yüzü kırmızılaşmış, alnında ter damlaları belirmişti. Görebiliyordum. Sait hoca da görüyordu bunu,

-”Ulan oğlum, o normal anneler için… Senin sikişken annen bambaşka koçum. Bak doğru söylemezsen karından çıkarır seni tükürüksüz sikerim. Sikmedin mi hiç anneni? Kekeliyorsun bak, yalan söylüyorsun bana…”

Kocamın dudakları titriyordu. Elini sikinden çekti. Bize baktı. İşte, hayatının sırrını söylemek üzereydi bize kocam… Off… Anlamıştım. Bir şeyler yaşanmıştı annesiyle… Sait hoca üstümdeydi hala… Ezilmeye başlamıştım. Yana devirmeye çalıştım, anladı, içimden çıkmadan yana devrilip beni üstüne aldı.

Şimdi ben üstteydim. Adamın sikinin üstünde yaylanıyordum yavaş yavaş… O da belimden tutmuş, alttan alttan kımıldanarak kazma sapını içimde hareket ettiriyor, beni zevklere garkediyordu. Kocam ilgiyle dinlediğimizi görünce devam etti.

-”Ben… Ben bir şey yapmadım. Annem banyoda yıkanırken seyrettim sadece…”

-“Doğru düzgün anlat ulan işte… Kesmeden anlat şunu… Devam et…”

-“Ya… Eve geldim yine… İçerden, banyodan inleme sesleri gelince merak ettim. Babamla kavga etmişler, boşanmak üzerelerdi. Aylardır yoktu babam… Annemle ben yalnız kalmıştık. Banyodan inlemeleri duyunca babam geldi diye düşündüm. Barıştılar, banyoda sevişiyorlar. Babam geldi diye sevindim.

Odama gitmem için banyonun önünden geçmem lazım mecburen… Sessizce yaklaştım. Banyo kapısı aralık… İster istemez başımı çevirince ne olduğunu görüverdim.

Annem yalnızdı banyoda… Babam yoktu. Küvetin içinde, ayakta, sırtını fayanslara dayamış. Bacakları ayrık, elinde saç fırçası, sapını amına sokmuş. Küvetin kenarında ağda malzemeleri, bir iki fırça daha irili ufaklı, vazelin kavanozu… Saçları karışmış, terden gerdanına yapışmış, soluk soluğa inliyor.

Evde yalnız diye kendini sakınmıyor hiç, kendinden geçmiş. Zevk alıyor annem… Zevkten nerdeyse feryatlar koparıyor. Bir eliyle fırçayı amcığına sokup çıkarırken, bir eliyle de memelerini okşayıp uçlarını sıkıyor. Arada klitorisini eziyor parmaklarında, fırçanın yanından amına sokuyor, fırça az gelmiş gibi…

-“Ah orospu Nermin ah… Azgın karı… Bilmez miyim ben senin ananı… Şimdi yanımızda olsa, karınla ikisini üst üste koyar, ikisini birden sikerdim inan olsun… Kaynana gelin, ikisine birden yarağı basardım. Ne doyumsuz avrattır senin annen… Oh, Nil, kaynanan yok ama seni sikiyorum bebeğim…”

-“Neyse hocam… Annem senin anlattığın gibi adeta ilik… Yeni ağda yapmış, her yeri bembeyaz, pırıl pırıl parlıyor. Bir tane tüy, kıl yok bedeninde… Her yeri yuvarlacık… Memeleri, kalçaları, omuz başları… Herhalde amını da ağdalamış, yumruk gibi, pırıl pırıl…”

“İyice azmış, kendinden geçmiş. Duş şampuanını basmış, bütün vücudu köpükler içinde parlıyor, kaygan kaygan serbest eliyle her yerini okşuyor. Fırça amındayken klitorisini ovalıyor. Felaket bir manzara…

Tabi, işin doğrusu, benim o anda arkamı dönüp çıkmam lazım. Bakmamam lazım. Biliyorum. Annem o… Ayıp, günah, bakılmaz, şehvet duyulmaz. Hepsini biliyorum. Ama dayanamadım abi… O anda annem gibi gelmedi bana… Normal bir kadın sadece… Ağda yaparken azmış… Yaraksızlık başına vurmuş iyice… Banyoda masturbasyon yapan bir ev kadını…

Anam erkeksiz kalmış, yarak diye kıvranıyor. Ben desen, ergenliğin ortasındayım, duvarda delik bulsam sokacağım. Duvarlara tırmanıyorum karı diye… Duramadım artık, sikim taş gibi oldu, zonklamaya başladı.

Odama gitsem, orda anamın feryatlarını dinleyerek yapsam iyiydi, sorun yoktu ama… Annemi çırılçıplak kendini tatmin ederken seyredip otuzbir çekmesi daha tatlı geldi. Ne var lan dedim kendi kendime, altı üstü bir otuzbir çekicem, sikmicem ki…

Üstümde ne varsa atıp soyundum. Sikimi tükürükleyip içeriye baka baka çekmeye başladım. Öyle zevkliydi ki… Arkadaşlarla porno film seyredip otuzbir çekiyorduk ama, bu bambaşka geldi bana… Canlı canlı porno… Anam da olsa…

Annem o vaziyette dakikalarca fırçayla becerdi kendini… Küvetin kenarına bir kaç fırça dizmiş irili ufaklı, tırtıklısı, düzü… Bir kutu vazelin yanlarında… Düz fırçadan sıkılınca atıyor, tırtıklı sapı olanı alıyor, onu atıyor, kalın yuvarlak fırçayı alıyor. Bir kadın bu kadar mı seksi olur, bu kadar mı azgın olur? Evde yalnızım diye kendini sakınmıyor hiç, zevkten feryat figan, durmadan inliyor. Fırçayı amına sokup çıkarırken bir yandan da klitorisini ovalıyor.

-“Vay orospu çocuğu vay… Hem sapık, hem pezevenk, hem ensest… Annene baka baka otuzbir çektin ha? Vay ibne vay… Eee? Bu kadar mı? Röntgen mi yaptın sadece? İçeri dalıp sikseydin kadıncağızı… Doyururdun, sevaba girerdin.”

-“Yok hocam. Sikmedim orda ama… Daha kötü oldu. Annem boşalmaya başladı. Onun inlemeleri feryada dönünce ben de kapıp koyverdim kendimi… Ama acemilik işte… Senkronu tutturamadım. Annemin boşalması, inlemeleri bittiğinde bir sessizlik oldu, o sessizliğin ortasında benim inlemelerim patladı. Kendimi öyle kaptırmışım ki, sesimi kesmeyi akıl edemedim. Annem benim inlemelerimi duyunca korkuyla dondu, dönüp kapıya baktı.

Ben kapı aralığındayım. Annem gibi çırılçıplak. Elim sikimde… Döllerim elimden akıyor. Yakalandım ama duramıyorum bir türlü… Annem hayretle bana bakarken ben hala ayakta, eğile büküle, zevkle boşalıyorum.

Annem desen, sırtı hala fayanslara dayalı, bacakları ayrık vaziyette, fırçanın sapı hala amcığında… Yeni orgazmdan çıkmış. Ter içinde kalmış, soluk soluğa… İki azgın ana oğul öylece hareketsiz, bakıştık. Berbat rezil bir durum… Utandım. Yerin dibine geçtim.

Ne kadar, kaç saniye sürdü bilmiyorum birbirimizin çıplaklığını süzmemiz, bakışmamız… Neden sonra jeton düştü, ikimiz de aynı anda toparlanmaya başladık. Annem fırçayı amından çıkarıp duş perdesini örtene kadar, ben yerden giysilerimi aldım döl bulaşığı ellerimle, çırılçıplak odama kaçtım. İçerden annemin tıkırtıları gelirken, ben odamda kaldım, saatlerce çıkmadım. Akşama kadar…

Akşam oldu, burnuma yemek kokuları gelince acıktığımı fark ettim. Karnım gurulduyordu. Kapı vuruldu. Annem kapının arkasından, utangaç, seslendi,

-“Yemek hazır. Çık artık, yemek ye. Açlıktan öleceksin.”

Çıktım. Yemek masasına oturduk beraber… Hiç konuşmadan, sessizce yemeğimizi yedik. Ölüm sessizliği vardı, çatal bıçak sesinden başka ses yoktu evde… Ne söyleyeceğimi, nasıl söyleyeceğimi bilemiyordum. Annem de benden farksızdı aslında… Yemek öylece hiç konuşamadan bitti, odama gitmek için kalktım, utana sıkıla,

-”Ben odama gidiyorum.” dedim.

-”Tamam.” dedi annem de… Sonra başını kaldırmadan konuştu yine, “Efe… Baban sana öğretmedi mi?” Merakla yüzüne baktım.

-“Neyi?”

-“Banyo yapmadın sen… Şeyden sonra banyo yapman lazım.” Başını kaldırıp yüzüme baktı. “Erkek oldun artık. Boşalınca gusül abdesti almak gerek.”

-“Ah, bu muydu? Alırım, merak etme sen…” dedim.

Tabi, boşaldığımı görmüştü kadın, kapının önüne akıttığım dölleri de… Gittim banyoda duşumu aldım, temizlendim, abdestimi aldım. Tekrar odama geçtim. Erkenden yatağa yattım.

Karanlıkta tavana bakarak öylece uykumun gelmesini bekledim. İçerden gelen seslerden annemin ne yaptığını anlamaya çalışıyordum. Bulaşık yıkıyor, süpürgenin sesi, televizyon izliyor, yatak odasının kapısı, gardrobun gıcırtısı… Geceliğini giyiyor sanırım. Yatıyor. Sessizlik… Duvardaki saatin tik takları sadece…

Ben de yatıyorum. Ama sürekli gözümün önüne annemin güzel, çıplak bedeni geliyordu. Zevk alırken nasıl inlediğini, kıvrandığını, boşalırken attığı çığlıkları, çırılçıplak birbirimize bakışımızı hatırlıyordum. İstemsizce sikim sertleşiyordu. Sonra da yine kendimi suçluyordum sapıklık yaptığım için… Onu düşüne düşüne uyuyup kalmışım.

Saat kaçtı bilmiyorum, geceyarısını epey geçmiş olmalıydı, odamın kapısı yavaşça açıldı. Suçlu, tedirgin yatmıştım zaten, hemen gözümü açtım. Annemdi elbet, başka kim olabilirdi. Fısıltıdan biraz yüksek bir sesle,

-“Efe… Uyudun mu oğlum?”

Ses çıkarmadım. Yaklaştı. Gözlerim yarı açık, kirpiklerimin arasından gelişine baktım. Pencereden gelen ay ışığında annemi gördüm. Off… O daracık, şeffaf, kırmızı geceliğini giymişti üstüne… Sütyen kullanmıyordu yatarken, biliyordum. tombul memelerini sıkmasın, rahat yatsın diye…

Memelerinin başı geceliğin kumaşından görünüyordu mutlaka, çok görmüştüm o manzarayı… İçine giydiği ince külotlar görünürdü baktığınızda… Oğluyum ya, kendini sakınmazdı benden hiç… Evin içinde o gecelikle oturur kalkar, kısacık eteğinin altından çıplak bacaklarını, altına giydiği külodunun dantelini, desenlerini görürdüm hep… Tekrar, aynı yumuşaklık ve yavaşlıkta seslendi.

-“Uyudun mu Efe?”

Bu saatte uyumuşumdur elbette… Neden soruyor ki? Neden bu saatte, bu kıyafetle odama geliyor ki bu kadın… Benim ne halde olduğumu görmüyor mu? İşkence mi yapmak istiyor bana?

Cevap vermedim, vermeyince geldi, yatağın kenarına yavaşça oturdu. Yaz günü, benim de üstümde sadece bir slip külot vardı. Annemi o gecelikle yanı başımda görünce ister istemez sertleşmiştim. Külodumun önü kabarık duruyordu.

Nasıl kabarmasın ki… Banyoda her şeyiyle meydanda, çırılçıplak, fırça sapını amcığına sokup çıkarışını, çırpına çırpına orgazm oluşunu izlediğim kadın, zevk inlemelerini feryatlarını dinlediğim kadın, şu anda yanıbaşımda, yatağımın kenarında oturuyor. O beni çıldırtan kırmızı geceliğiyle hem de, yarı çıplak…

Annem de loş ışıkta külodumun önündeki kabarıklığı görmüş olmalıydı ki, elini yavaşça kaldırıp sertliğin üstüne koydu. İnlememek için kendimi zor tuttum. Sesimi çıkarmadım. Uyur gibi yaptım.

Ses çıkarırsam o anın büyüsü bozulacaktı çünkü… Annem eli sikimin üstünde yakalandığı için utanacak, bırakıp kaçacak diye ölesiye korkuyordum. Korkunç bir zevk alıyordum annemin elinden, yakan sıcaklığından…Bırakıp gitmesini istemiyordum. Devam etmeliydi.

Elini külodumun üstünden kaydırdı, tüy gibi tenimde dolaştırdı. Karnımı, göğsümü, saçlarımı okşadı. Tekrar aşağıya indi. Ürperiyordum okşamalarıyla, zevk alıyordum.

-“Canım oğlum, erkek olmuş artık…” diye fısıldadığını duydum. Eli yine külodumda, sikimin üstündeydi. “Mmm… Annesini seyredermiş çapkın… Annesine siki kalkarmış. Ohhh… Yakışıklı oğlum benim…”

Eğildi, külodumun üzerinden öpücük kondurdu sertliğime… Offf… Hayatımda ilk kez bir kadın külodun üstünden de olsa sikimi öpüyor. Dudaklarının baskısını hissediyorum.

Öpücükten sonra annem külodun lastiğine parmağını taktı. Hafif hafif biraz aşağıya çekti külodumu… Dudaklarımı ısırıyordum inlememek için… Elini sokup yavaşça erkekliğimi tuttu külodun içinde… Parmaklarıyla sıktı biraz… Dışarıya çıkardı sikimi… Nefes alışları sıklaşmıştı annemin… Sıcak soluğunu kasıklarımda hissedebiliyordum. Bu durum da eritiyordu beni…

Bir anda sikimin ucunda sıcak dudaklarını hissettim. Sikimin başını ağzına aldı. Ateş gibi yanıyordu ağzı… Başını emdi biraz, sonra da tamamını ağzına soktu. Sessizce, vakum gibi emiyordu. İliklerim çekiliyordu sanki… Dayanamadım, bir inleme koptu ağzımdan…

İnlememi duyunca bir anda dondu annem… Hareketsiz kaldı. Benim banyo kapısında yakalanmam gibi, o da kasıklarıma eğilmiş, elinde suç aleti olarak benim aletim, bakıştık. Sikimin başı hala ağzında, dudaklarının arasındaydı. Neden sonra sikimi ağzından çıkardı annem, doğrulup bana baktı.

-“Uyandırdım mı seni canım?” dedi. Sanki normal bir şey yapıyormuş gibi, sanki sikimi emerken görmemişim gibi…

-“Ohh… Anne… Ne yapıyorsun?” diyebildim. Her şeye boş vermiş, her şeyi göze almış bir edayla omuzunu silkti. İşaret parmağını dudaklarıma getirip bastırdı.

-“Sus… Konuşma hiç… Babana çok söyledim. Oğlun büyüdü artık… Cinselliği öğretmen, biraz ders vermen lazım, uyarman, eğitmen lazım dedim, ama pezevenk baban umursamadı hiç… Oğlum, sen daha boşaldıktan sonra banyo yapman gerektiğini bile bilmiyorsun. Spermlerini etrafa saçıyorsun. Görüyorsun, bu iş de bana kaldı sonunda…”

Kalktı yataktan, gece lambasını açtı. Odam lambanın soluk kırmızı ışığıyla boyandı. Şimdi annemi daha iyi görebiliyordum. Çok seksiydi kırmızı ışıkta… Bitiriyordu beni… Benim aval aval, gözümü kırpmadan onun yarı çıplak bedenine baktığımı görünce bir kahkaha attı annem,

-“Çok mu güzelim oğlum? Gözünü ayıramıyorsun benden…”

-“Off… Güzel de laf mı annecim? Harikasın. Çok seksi görünüyorsun.” diye inledim.

Yanıma geldi, şimdi yakından daha iyi görebiliyordum. Koca memelerini, kabarmış meme uçlarını, içindeki kırmızı tanga külodun dantellerini, çıplak beyaz bacaklarını… Elini göğsümde, karnımda dolaştırdı yine tüy gibi… Zevkle ürperdim, tüylerim diken diken oldu.

-“Sen de büyüdün artık oğlum, kocaman bir erkek oldun. Güçlü, kaslı…”

-“Ama şeyim küçük anne…” dedim yutkunarak… “Arkadaşlarım dalga geçiyor ufak diye…”

Sonunda içimi yiyip bitiren en büyük sorunumu söyleyebilmiştim anneme… Öyle bir rahatladım ki… Annem bir çaresini bulurdu, emindim buna… Eliyle sikimi avuçladı külodun üstünden, hafifçe sıktı. Gülümseyerek,

-“O konuda yapacak bir şeyimiz yok bebeğim.” dedi. “Babana çekmişsin. Babanın da ufaktı böyle… Beni doyuramıyordu. Zaten o yüzden ayrıldık biraz da…” Hayal kırıklığıyla dinliyordum annemi…

-“Ben ne olacağım peki anne? Yarın evlenirsem benim karım da mutsuz mu olacak? Ben de ayrılacak mıyım bu yüzden?”

-“Hayır canım. Ben sana sevişmeyi öğreteceğim. Baban gibi hem siki küçük, hem bilgisiz, kaba bir erkek olmayacaksın. Seviştiğin kadınları, karını seveceksin. Kızlara, seviştiğin kadınlara zevk vermeyi, tatmin edip doyurmayı öğreteceğim sana… Anlayışlı, fedakar, kadınını mutlu etmek için çırpınan bir erkek yapacağım seni…”

-“Nasıl anne? Bu küçük sikimle nasıl mutlu olacak karım?”

-“Sen bunu dert etme kendine… Bu gece ders başlıyor oğlum. Şöyle kenara çekil de öğretmenin olarak yanına yatayım, nasıl sevişileceğini öğreteyim sana…”

Üstündeki geceliği çıkarıp attı, yatağa, yanıma süzüldü. Beni kollarının arasına aldı. Başımı çıplak göğüslerinin arasına alıp sımsıkı sardı kollarıyla… Bir süre öylece, birbirimize çıplak sarılmış vaziyette yattıktan sonra, derse başladı annem…

-“Öpüşmeyi öğrenmelisin önce…” diyerek dudaklarımı kaptı.

Bir kadınla nasıl öpüşeceğimi, dilimi nasıl kullanacağımı uzun uzun, uygulamalı olarak gösterdi. Sonra da göğüslerini okşattı, uçlarını emdirdi. Sürekli eliyle beni yönlendiriyor, yol gösteriyordu. Onun öğrettiği şekilde bir kadını nasıl okşayacağımı, nerelerinden zevk aldığını, her şeyi öğrenmeye çalıştım. Külodunu çıkardı. Beni bacaklarının arasına alıp o ağdalı güzel amını yakından gösterdi bana… Klitorisi, iç dudaklarını, bir yandan emerken bir yandan parmaklarımı nasıl kullanacağımı, her şeyi…

Çırılçıplak yatıyordu yanımda… Ayak parmaklarının ucundan yalatmaya başladı, kulak memesine kadar çıkardı. Ben kulaklarının memesini emerken zevkten inlemeye başlamıştı bile… Bacaklarını aralayıp beni üstüne çekti. Küloduma asılıp çıkardı, ayaklarıyla iteleyip yatağın kenarına attı.

-“Hadi canım, benim dayanacak halim kalmadı. Her yanımı öpe elleye bitirdin beni… Seninle bir posta cinsel birleşmeyi öğrenelim, sonra ön sevişme dersine devam ederiz.” dedi.

-“Peki annecim…” diyerek kendimi ona bıraktım. Sikimi tutan annemin yardımıyla ilk kez bir kadının amına girdim. Kalçalarımı tutan ellerinin yönlendirmesiyle üstünde inip kalkmaya başladım. Sürekli komutlar veriyordu bana,

-“Yavaş canım… Hemen hızlanma… Önce yavaştan başla… Sonra kadın zevk almaya başlayınca hızlanırsın sen de… Hadi devam et… Yavaş yavaş sokup çıkar içime… Hadi sik beni canım… Anneni sik… Ohhh… Hızlan şimdi… Hızlan… Pompala amımı… Ohhh…”

-“Çok güzel anne… İlk defa milli oluyorum seninle… Çok güzelmiş. Harikaa… Oohhhh… Geliyorum anne… Boşalıyorum…”

-“Gel canım… Boşal… İçime boşal… Korkma, çocuğumuz olmaz. Bağlattım tüplerimi… Oh güzel oğlum, döllerini akıt içime… Ooohhhh…”

Sonunda nefes nefese boşaldım annemin içine… Bağıra bağıra… Harika bir duyguydu. Otuzbir çekmeye benzemiyordu hiç… Hoşuma gidip gitmediğini soran anneme de söyledim aynısını… Gülerek sarıldı bana… Biraz dinlendikten sonra kıpırdanmaya başladı yine,

-“Hadi bakalım canım… Sen boşaldın, anneciği de boşalt şimdi…” dedi.

-“Nasıl, sen boşalmadın mı anne?” dedim.

-“Hayır canım. Zevk aldım ama boşalamadım.”

Eliyle boşalıp sönmüş pipimi tuttu. “Benim boşalmam için biraz daha büyük bir yarak lazım bana… Dedim ya, babanla bunun yüzünden anlaşamadık. Doyuramıyordu beni… Kendi boşalıp kıçını dönüyor, uyuyordu. Hiç beni düşünmüyordu. Ama sen düşüneceksin. Kadınını boşaltmadan, tatmin etmeden bırakmak yok. Anlaştık mı?”

Bacaklarını aralayıp amının dudaklarını araladı, “Gel bakalım oğlum. Annenin küçük dilini em biraz, annen de tatmin olsun.”

Annemin bacaklarının arasına girdim. O ne dediyse yaptım. Emdim, yaladım, parmaklarımı, elimi kullandım, okşayıp iki deliğine birden soktum. Daha o gün kılları alınmış kaymak gibi amcığını yedim bitirdim. İşim bittiğinde haykıra haykıra boşalıyordu annecim…”

“İşte böyle… Ben bir şey yapmadım. Annem bana cinselliği, seks yapmayı öğretti sadece… Küçük pipiyle de bir kadının mutlu edilebileceğini, sevişmeyi öğretti. Annem tekrar evleninceye, üvey baba gelip annemle yatak odasına yerleşinceye kadar ders yaptık.“

Kocamın anlattıkları bitince kahkahayla gülmeye başladım. Sait hoca da öyle… Altımda kahkaha atarken oynayıp duran kalın siki içimde taş gibiydi hala…

-“Ulan şaşkın orospu çocuğu…” diye diye gülüyordu Sait hoca… “Ders, mers, ananı sikmişsin işte… Azgın anan, kızışmış anan sana sikişmeyi öğretme bahanesiyle kendini tatmin etmiş oğlum. Benim yarrağa doymayan anan, senin sikinle mi doyacak? Yoklukta çaresiz kalmış orospu… Hadi Nil, bırak şu sapığı da zıplamaya devam et bakalım sikimin üstünde bebeğim…”

-“Biraz da sen sik beni Sait…” diyerek kalktım, sırt üstü yattım yatakta, bacaklarımı araladım. “Deminden beri üstündeyim, yoruldum. Sen sikerken dinleneyim biraz…”

-“Tamam canım… Nasıl istersen yavrum… Em de emeyim, göm de gömeyim. Efe, gel buraya…” Kocam yaklaştı. Sait hoca sikini tutup ona gösterdi. “Biraz yala şu yarağı da, kayganlaşsın. İyice tükürükle. Karının canı yanmasın. Üzülmesin.”

Kocam sözünü ikiletmedi bile… Eğilip erkeğimin sikini yalamaya başladı. Boydan boya yalıyor, başını ağzına alıp salyaları akıncaya kadar ağzına sokup çıkarıyordu. Sait hoca kocamın saçlarından tutmuş, zevkle ağzına sokup çıkarıyordu sikini…

-“Uhhh… Senin kocanda iş var Nil… Harika yalıyor sikimi… Yala ulan ibne… Güzel yala… Oohhh…”

Az sonra saçından tutup çekti, yalamayı bıraktırdı kocama… Efe ağzındaki salyaları silip köpek yavrusu gibi kenarda beklerken, erkeğim bacaklarımın arasında yerini aldı. Sikinin başını ıslanmış, hazır vaziyette bekleyen amıma dayadı.

Canım yanacak diye dudaklarımı ısırarak girişini bekledim. Ama kocam adamın sikini öyle güzel yalamıştı ki, ben de zevk suyumla öyle ıslanmıştım ki, fazla zorlanmadım bu sefer… Yavaş yavaş kalçalarını iterek girdi içime, dibine kadar soktu sikini… Soluksuz kaldım zevkten… Kaygan erkeklik organı içimde yağ gibi kayıyordu. Girip çıkmaya başladı. Kalçaları iniyor, kalkıyor, taşakları suyumdan ıslanan arka deliğime yapışıp çekiliyor, beni zevkten öldürüyordu.

Bir ara durdu. Arkada saç kuyruğu yaptığı saçlarını çözdü. Yer yer beyaz perçemleri görünen gür saçları omuzlarına yayıldı. Geniş omuzlarıyla, kaslı geniş göğsüyle bacaklarımın arasında harika görünüyor, aldığım zevki arttırıyordu. İyi ki bu adamı tanımışım, iyi ki ona siktiriyorum kendimi diye iç geçirdim.

Sonra iri erkek gövdesinin bütün ağırlığıyla üstüme kapandı, kalçaları değirmen taşı gibi hızlanmaya, kadınlığımı öğütmeye başladı. Zevkten bayılmak üzereydim. Gözlerim kaymış, başımı sağa sola çeviriyor, feryatlar koparıyor, sikinin verdiği zevkin derinliklerinde bilincim kayboluyordu.

Neden sonra, iki erkeğin iki yanımda bedenimi sevecen okşamalarıyla, seslenmeleriyle kendime gelebildim. Yorulmuş, bitmiştim. Bütün kemiklerimin sızladığını hissediyordum. Hayvan herif beni eze eze, kemiklerimi kırarcasına sikmişti. İkisi de merakla eğilmişler, iyi olup olmadığımı soruyorlardı. Ben kendime gelince rahatladılar.

Sait hoca beni kaldırıp banyoya götürdü, jakuzinin içine sokup ılık suyu açtı. Bebeğini yıkar gibi güzelce köpükleyip yıkadı. Bedenimi terlerden, spermlerden arındırdı. Jakuzinin içinde erkeğimin çıplak, güzel bedenine minnetle, sımsıkı sarıldım. Teşekkür ettim. Az önce boşalan erkeğin siki bir anda sertleşmiş, karnıma dayanmıştı bile… Sert sert batıyordu. Güldüm,

-“Bu doymamış galiba” diyerek sikini elimle kavrayıp sıktım.

-“Ah, sana doyulur mu hiç bebeğim?” diyerek aletini apış arama soktu gülerek…

Köpüklü alet, kaygan kaygan kıpırdandı bacaklarımın arasında… Gidip gelmeye, damarlı gövdesi klitorisime baskı yaparak sürtünmeye başlayınca benim de canımı istetti namussuz…

Bacağımın birini kaldrırıp jakuzinin kenarına koydum. Erkeğimin sikine yer açılmıştı şimdi… O kayganlıkla bir anda içime giriverdi koca yarak… Kalçalarımı pençeleriyle kavramış, kendine çekip bırakıyor, istekle kabaran memelerimi avuçlayıp sıkarken, amımda gidip geliyordu.

Dakikalarca bu şekilde sikti beni… Yorulunca bıraktırdım. Arkamı ona dönüp eğildim, domalmış vaziyette kalçalarımı ona çevirip salladım. Başımı arkaya çevirip çapkın bir gülümsemeyle erkeği bekledim. Kızışmış bir dişi köpek gibiydim. Erkek köpek de fazla bekletmedi, arkamdan yaklaşıp bir hamlede amıma girdi, belimden tutup pompalamaya başladı.

Yine zevk fırtınası, yine bağırışlar, feryatlar başladı. Kocamı gördüm banyoda… Klozetin üstüne oturmuş, bizi izliyordu alıştığı şekilde, siki elinde… Sevgilim arkamda amımı pompalarken, ben önümdeki kocamın gözlerine gözlerimi dikmiş, zevkten kendimden geçiyorum. Kocamın izlemesi de ayrı bir zevk veriyordu bana… Zevkimi katlıyordu.

Çok sürmedi, dizlerim, kaba etlerim, kaslarım titreye titreye boşalmaya başladım. Sait hoca benim boşalmam bitince içimden çıktı, çevirip ağzıma soktu sikini… Boğazıma kadar hırsla sokup çıkarıyordu. Amımda gidip gelirken boşalmayan adam, saçlarımdan tutmuş, ağzımı sikerek boşalmaya çalışıyordu.

Sonunda amacına ulaştı. Haykırarak spermlerini ağzımın içine boşaltmaya başladı. Sperm yağmuru bittiğinde her yerim yapış yapış olmuştu. Tekrar yıkandık, temizlendik. Banyoyu kocama bırakırken biz de çırılçıplak ve ıslak el ele yatağa döndük tekrar…

Öyle yorulmuştum ki… Sait hocanın geniş göğsünde yayılıp, o saçlarımı okşarken uykuya dalıverdim. Kocamın gelip bizi rahatsız etmemek için, yerde yatağın ayak ucunda köpek yavrusu gibi kıvrılıp yattığını duymadım bile

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir